9 Mayıs 2012 Çarşamba

BURASI CENNET OLABİLİR Mİ?

Selam canlar, cennette miyim diye düşündüren Trabzon seyahati sonrası karşınızdayım. Ancak şimdiden uyarayım diyette olanları gıcık edebilir bu bol fotolu post ;))

Trabzon'un en sevdiğim yanı, o enfes yemekleri oldu. Zaten gitmeden önce biraz araştırma yapmış, özellikle yemek istediklerimin listesini yapmıştım :D Ehh fırsat buldukça da bir bir denedim o güzellikleri. Bir tek Kalkanoğlu pilavını yiyemedim, ona zaman kalmadı artık :((

İlk olarak Hamsiköy sütlacı! Tam benim sevdiğim kıvamda, üstünde tepeleme kavrulmuş fındık... Şu an bu satırları yazarken bile ağzım sulanmış durumda :P 
Bu güzel sütlacı Zigana'dan dönerken Katib'in Yeri'nde yedik. Tabii öncesinde de enfes mangalde et. 



Sümela'dan aşağı inerken ise kuymak kuymak diye ağlayan bünyelere dayanamayıp bir kır bahçesine girdik, tabii yağmur yağdığı için içeride oturduk. Köy ekmeklerini bana bana yediğimiz kuymağın ilk halini fotoğraflayamadım. Yiyecekler hep o kadar güzeldi ki ancak biraz yedikten sonra aklıma geliyordu fotosunu çekmek :))



 Yollarımız hep yemyeşil, (neredeyse) hep yağmurluydu. 
Zaten bu yağmur olayını düşünemediğim için bavulumu çok yanlış hazırlamışım giderken. Resmen yazlık tshirtler, salaş elbiseler falan götürmüştüm yanımda. Bu yüzden hep aynı kıyafetler, sorry ;))


Sıra Fevzi Hoca'da balık yemede tabii, buralara gelip bir mezgit yemeden olur mu hiç!
Fevzi Hoca'nın balkon tarafından manzarası. Hava ne kadar kapalı olsa da deniz havası almak istiyoruz.



 Trabzon'da sanırım her mekanda önden kaygana geliyor. Ben çok sevdim tadını, otlu omlete benziyor :)


Misss gibi mezgit ve barbun. Fevzi Hoca'dan daha iyisini beklesem de tadı tatmin edici.


Ve altın vuruş olarak çay yanında laz böreği. 


Kendimi kaptırıp foto çekmek aklıma dahi gelmese de ilk akşam gittiğimiz Nihat Usta (Forum Trabzon)'daki lezzetler bence (kaygana, balık ve laz böreği) en iyileriydi. Hele o levrek buğulama yok mu? Ben buğulama balık pek sevmezken, o levreği hayatımda yediğim en iyi balıklar listesine alabilirim ;))

Son olarak ise Edward's Coffee. Trabzon'da ne alaka diyebilirsiniz tabii ama buranın özelliği Ankara'da da olmasına rağmen hiç uğramadığım bir mekan olması. Ozzy'im filtre kahvesini çok başarılı bulmasa da, ben beyaz çikolatalı mocha'yı sevdim :)


7 yorum:

chfashiontrend dedi ki...

süper resimler cidden bayıldım doğa fotoğraflarına..

j.d. dedi ki...

Ağzımın sulandı resimlere bakarkennn :D

minikkus dedi ki...

nihat usta muhteşemdir;) daha dogrusu trabzondaki hatta karadenizdeki bütün tatlar çok güzeldir. her bişey ayrı lezzetli, ayrı hayra olunasıdır. nerden mi biliyorum, samsunluyum ve de trabzonda onlarca yakınım var:) kuymak diyince akan sular durur, mısır ununda kızartılmış barbuna tapılır, bol fındıklı sütlaç gözümüzü kapatmak suretiyle löp löp götürülür. sefan olsun arkadasım, ne iyi etmişsin, canımı çektirdin benim de allahın ankarasında:P

madammoda dedi ki...

chfashiontrend; ahh canım bir de gerçeğini görsen :))

j.d.; aynen zor yazdım yazıyı valla ;))

minikkus; hadi o zaman toplanıp Trabzon'a gidelim, bol bol yiyelim hep yiyelim :))

escapist dedi ki...

ben de bildiğin üzere gene hafta samsundaydım,tüm bu yaptıklarını yapamasamda samsuna dair pide ve balık temalarını gercekleştirdim. Edward's ın adı eskiden Keyif Kafeydi ve öğrencilik zamanlarımda ordan hiç çıkmazdım. Ankarada Kentparkta açıldığını görünce deliye döndüm ,sahibi de şaşırdı bu ne sevinç die:) Sahibide aslen Trabzonlu olup Samsunda büyümüş biriymiş,bi gün hep beraber gidelim sıcak çikolata içelim ne dersiniz?

madammoda dedi ki...

Escapist; himm guzel bilgiler ogrenmis oldugum iyi oldu, tesekkurler. Karadeniz candir diyelim o zaman ;))
Nazik davetiniz icin de cok tesekkur ederim :)

sonsuz dekorasyon dedi ki...

ilk resim şu saatte beni benden aldı:))